top of page

Enflasyon depresyonu tetikliyor mu?

Güncelleme tarihi: 31 Tem 2023


Depresyon günlük yaşamımızda çok yabancısı olmadığımız bir kavram. Bu yazıda geçim zorlukları, varlık sorunları, gelirdeki kayıplar, borçlanma ve şimdilerde daha çok gündemimizde olan enflasyondaki yakıcı artışın depresyonla ilişkisine dair yapılan çalışmalara göz atacağız. Ancak depresyonun mali sıkıntılarla ilişkisine geçmeden önce depresyon ile ilgili bazı genel geçer noktalara değinmekte yarar var.


Depresyon en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri olmanın yanında, dünya çapında engelliliğin ve sağlıkta bozulmanın önde gelen nedenleri arasında sayılmaktadır. Yaşam boyu depresyon gelişme riskinin %15-18 olduğu tahmin ediliyor. Kadınlarda erkeklere göre iki kat daha sık görülür. Depresyon ilk olarak ergenliğin ortalarında ortaya çıkar, yaşamın dördüncü ve beşinci on yılına sıklığı artmaya devam eder. Depresyon kendini üzüntü, çökkün hissetme, ilgi veya zevk kaybı, suçluluk duyguları veya düşük öz-değer, uyku veya iştah değişiklikleri, yorgunluk ve konsantrasyon sorunları gibi günlük işlevselliği bozan birçok belirti ile gösterebiliyor. Tedavi edilmeyen depresyon atakları tipik olarak birkaç ay ve bazen yıllarca sürebilir ve tedaviyle bile tam iyileşme bir yılı bulabilir. İyileşmeden sonra hastaların yarıya varan oranda yaşamları boyunca depresyon ataklarının tekrarlama olasılığı var. Raporlar depresyonun 2030 yılına kadar dünya çapında hastalık yükünün önde gelen nedeni olacağını açıklıyor.


Depresyonun gelişiminde toplumsal ve çevresel faktörler yanında altta yatan biyolojik ve genetik faktörler de önemli bir rol oynar. Depresyonun birçok sosyal ve ekonomik belirleyicisinin tanımlandığını görüyoruz. Birçok çalışma depresyon ile çeşitli mali stres göstergeleri arasındaki ilişkilere odaklanmış. Yakın zamanda yapılmış üç çalışma verilerini sizinle aşağıda paylaşıyorum.


Bu konuda 40 çalışma makalesinin analizinin yapıldığı güncel bir çalışmanın sonuçları aşağıda özetlediğim noktaların ön plana çıktığını gösteriyor:

  • Gelir, bireyin veya hane halkının ekonomik durumunun en sık kullanılan göstergelerinden biri olmasına rağmen, gelir-depresyon ilişkisi kesin değildir. Yine de on bir çalışmadan yedisinde, düşük gelir ile daha yüksek depresif belirtiler riski arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş.

  • Şu anda mali zorluk yaşayan bireylerin, geçmişte mali zorluk yaşayan veya hiç yaşamamış olanlara göre depresyona yakalanma olasılığı daha yüksek saptanmış.

  • On dört çalışma, borç ve depresyon arasındaki ilişkiyi araştırmış. Borç-varlık oranı veya borç-gelir oranı, daha yüksek depresyon puanları ile tutarlı ve pozitif bir şekilde ilişkili olduğu bulunmuş. Borç seviyesi artışı depresif semptomlar üzerinde artış göstermiş. Konut ödeme sorunlarının daha yüksek bir depresyon puanı ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğu bulunmuş.

  • Zenginlik ve depresyon arasındaki ilişkiyi inceleyen iki boylamsal çalışmada, hanehalkı servetindeki artışın, depresif semptom riskindeki azalmayla istatistiksel olarak ilişkili olduğunu bulunmuş.

  • On bir çalışma, sübjektif finansal göstergeler (örn. sübjektif finansal gerginlik, finansal memnuniyetsizlik veya finansal stres) ile depresyon arasındaki ilişkiyi incelemiş. Tüm çalışmalar algılanan finansal baskı ile depresyon arasında pozitif bir ilişki rapor etmiş.

  • Çalışmaya dahil edilen tüm makaleler birlikte analiz edildiğinde maddi varlıklar, teminatsız borç (örn. tüketici borcu, kredi kartı borcu), mali sıkıntı ve mali stresin sübjektif ölçümleri gibi ekonomik göstergeler depresif belirtilerin görece güçlü ve kalıcı belirleyicileriyken, mutlak gelir ve servet düzeylerinin depresyonla kesin olmayan bir ilişkisi olduğu saptanmış. Göreceli gelir veya göreceli zenginlik ile depresif belirtiler arasında, mutlak gelir veya zenginlik ve depresyon arasındaki ilişkiden daha güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.

Finansal zorluk ve depresyon arasındaki bağlantı hakkında bir diğer çalışma yakın zamanda Nature dergisinde yayınlandı. Özetle çalışmaya dahil makalelerin % 88’i Amerika Birleşik Devletleri'nde mali sıkıntı ve depresyon arasında anlamlı pozitif bir ilişki bildirmiş.


Güncel bir başka çalışma bize önemli şimdilerde aşina olduğumuz enflasyon ile ruhsal sağlık arasındaki ilişki hakkında önemli bilgiler vermektedir. Çalışmada ABD’de 2022’de enflasyondaki %7,1 puanlık hızlı yükselişin ruhsal sağlık üzerindeki etkileri incelenmiş. Çalışmada sıkıntı (distres) düzeyi, anksiyete ve depresyon düzeylerine duyarlı Hasta Sağlığı Anketinden (PHQ-4) ölçeği ile ölçülmüş. Enflasyon deneyimleri, katılımcılara “Fiyat artışlarıyla başa çıkmak için varsa ne gibi değişiklikler yaptınız?” sorusuyla 18 enflasyon sorunu (örn., daha az taze ürün ve/veya et satın alma, daha az araba kullanma veya ulaşım şeklini değiştirme, büyük satın alımları erteleme, tıbbi tedaviyi erteleme, geliri desteklemek için ek iş/vardiya çalışma vb.) üzerinden değerlendirilmiş.


Sonuçlar, enflasyon zorluklarının Amerikalılar arasında bir sıkıntı kaynağı olduğunu, enflasyon zorlukları yaşayan bireylerin enflasyon zorlukları yaşamamış olanlara göre daha yüksek düzeyde ruhsal sıkıntı bildirdiğini gösteriyor. Daha da önemlisi, beş veya daha fazla enflasyonun getirdiği zorluğa maruz kalan bireylerin en yüksek sıkıntı seviyesi bildirmişlerdir. Yani enflasyonun getirdiği yaşam zorlukları artıkça kişilerin ruhsal sıkıntı düzeyleri artan bir eğim gösterme eğilimindedir. Bu çalışmada enflasyonun getirdiği en büyük zorlukların başında kişilerin ihtiyaç duydukları tıbbi bakımı geciktirme olduğu görülmektedir. Örneğin diş ile ilgili bir işlem yapması gerekiyorsa ya da kırılan gözlük camınızı yenilemeniz gerekiyorsa kişiler ilk önce bu gibi ihtiyaçlarından vazgeçmektedirler.

Finansal stres ve depresyon arasındaki ilişkinin arkasında üç olası mekanizma tartışılmaktadır; 
Sosyal nedensellik: Düşük gelire veya düşük servete sahip bireyler veya haneler, ekonomik belirsizliğe, sağlıksız yaşam tarzına, daha kötü yaşam ortamına, yoksunluğa, yetersiz beslenmeye zemin hazırlayan finansal stresler sonucu depresif belirtiler geliştirme riskine karşı daha savunmasız kalırlar. 
Psikolojik stres: Bazen algılanan finansal stresin yükü objektif ölçütlerden daha önemli olabilmektedir. Finansal stresin yanında kötü sonuç beklentisi de depresyona neden olabilir. Bu nedenle hem kişinin finansal stres algısının hem de finansal stresin nesnel ölçümlerinin, finansal stres ve depresyon arasındaki ilişkinin merkezinde yattığına inanılmaktadır.
Sosyal seçilim teorisi: Ruhsal bozuklukları olan bireylerin daha kötü bir mali duruma sürüklenme veya daha kötü bir mali durumu sürdürme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtmektedir. Depresif belirtiler kişinin üretkenliğini bozarak finansal stres yükünü daha da kötüleştirebilmektedir.

Covid 19 pandemisi ve mevcut izlenen ekonomik politikaların ekonomik sonuçları toplum üzerinde daha büyük finansal baskıya ve beraberinde farklı ruh sağlığı sonuçlarına yol açabileceğini tahmin etmek zor değil. Merkez Bankası, 2023 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 22,3'ten yüzde 58'e çıkarması işimizin kolay olmadığını gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda artan mali baskıya ve bunun nüfusun ruh sağlığı üzerindeki eşlik eden sonuçlarına dikkat etmek gerekiyor. Ruhsal sağlık sorunlarımızın artışının yanında yaşanan maddi zorluklar kişileri daha fazla tasarruf yapmaya itecek. Muhtemelen ruh sağlığı hizmetlerinden faydalanma konusunda artan ihtiyaca karşın terapi desteği almak bir lüks olarak algılanacak ve bu konuda daha çekingen davranmak zorunda kalacağız.


  • Malhi, Gin S., et al. "The 2020 Royal Australian and New Zealand College of Psychiatrists clinical practice guidelines for mood disorders: major depression summary." Bipolar disorders 22.8 (2020): 788-804.

  • Guan, Naijie, et al. "Financial stress and depression in adults: A systematic review." PloS one 17.2 (2022): e0264041.

  • Ettman, Catherine K., et al. "Financial strain and depression in the US: a scoping review." Translational Psychiatry 13.1 (2023): 168.

  • Louie, Patricia, et al. "Inflation hardship, gender, and mental health." SSM-Population Health (2023): 101452.

49 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page